o eski sahne..
“gitmeler,
bir tek bizi eksiltir ve inancı..”
bir vakitler siyahtı mürekkebim.. kalemimle döverdim; hak yiyeni, aç gözlülük edeni, savaşa gideni, masumu üzeni ve de bozuk düzeni.. derken gel zaman git zaman “aşk” bulaştı kalemime, kırmızı karıştı boyama.. gözüm görmez oldu; yüreğimden gayrisinin de acıdığını..
sade “aşk” yazdım beyaz sayfalara..
sayfalarım kirlendi..
her kirlenen sayfamı buruşturup attım çöpe. “aşk” yazılı tek sayfam kalmadı. üzüldüm önce, sonra uzun bir vakit bıraktım kalemi yere..
.
.
sonra bileğimden bir damla “kırmızı” akıttım boş bir yaprak üstüne, “aşk bu!” dedim, çevirdim yaprağı..
-kırmızı mürekkep bitti!
.
.
şimdi yeniden siyahla, yeniden o eski sahnede..
&&&
kaçmaları da susmaları da attım bir kenara..
susmalar, bir tek beni eksiltir..
- aşk mı?
- !?!
bir dene en azından

tüm oyunlar tek perdeliktir hayat sahnesinde..
ve herkese bir rol mutlaka düşer.
herkes figüran ve yine herkes başroldür bu sahnede..
yaşayan herkes kıyısından köşesinden
mutlaka ilgilenir bu oyunla,
isterse farkında olsun ister olmasın..
kendi dünyamın başrol oyuncusu, varlığımın dışında gelişen oynun figüranı olarak, senin yokluguna saygı duyuyorum..
lütfen varlığıma saygı duy!!

